14 Mayıs 2013 Salı

İplik


İplik dokuma maddelerinin (pamuk, keten, yün, ipek, naylon vb.) uzun ince lifleri her birinden bükülmüş ve çekilmiş durumu olup, tekstil, dikiş, kroşe, örgü, dokuma, nakış ve halat üretimi için uygun hale getirilmesi işlemidir. İplik, lifin elde veya makinede dikiş için uygun hale getirilmiş tipidir. Modern üretim dikiş iplikleri balmumu veya diğer yağlayıcı maddeler ile (dikiş anındaki baskıya karşı koyması için) son bulur.[1] Nakış iplikleri el veya makina nakışı için özel olarak dizayn edilmiş ipliklerdir.

İplik

İplik Makarası

Karışık renkli iplik yumağıyla bir kedi.
Yapı

Eğrilmiş iplik liflerin sağlam kalıcı, dayanıklı bir iplik edilmesi amacıyla bükerek veya biraraya getirerek yapışık hale getirilmesidir.[2] İplik içinde liflerin bükülmesi işlemine eğirme denir ve Late Stone Age (Geç Taş Devri) olarak adlandırılan günümüzden yaklaşık 40.000-10.000 yıl öncesine tarihlendirilebilir.[3], ve iplik eğirme işlemi endüstrileşmenin ilk işaretlerinden biridir. Eğrilmiş iplik bir tek tip lif içerdiği gibi çeşitli karışım tiplerini de içerebilir. Yapay lif (yüksek güç, yapay parıltı ve ateşe dayanıklılık kalitesine sahip) İle tabii lipler (iyi bir su emme ve deriyi rahat hissettirme kapasitesine sahip) birleşimi çok yaygındır. Çok yaygın bir şekilde kullanılan karışımlar pamuk-polyester ve yün-akrilik liflerdir. Farklı tabii lifler karışımı da yaygındır, özellikle angora ve kaşmir.
İplikler birkaç katmandan yapılır, herbir katman tek bükümlü iplikten olur. Bu tek bükümlü katlar daha kalın bir iplik elde etmek için birlikte zıt yönde bükülür. son bükümün yönüne dayanarak, iplik s-büküm veya z-büküm olarak bilinecektir.

Zanaat İplikleri

İplik miktarı genellikle ons veya gram ölçü ağırlığı ile değerlendirilir. Birleşik Devletler, Kanada ve Avrupa'da el işlerinde kullanılan iplik topları ağırlık ile satılır. Yaygın ölçüler 25gr, 50gr ve 100gr lık yumakları içerir. Bazı şirketler ayrıca öncelikle ons birimiyle üç-ons, dört-ons, altı-ons ve sekiz-ons luk değerlerle kıymet biçerler. Bu ölçüler standard ısıda ve nemde alınırlar çünkü iplik havadan nemi bünyesine emer. Bir yumak veya iplik topunun içirdiği gerçek uzunluk onun lif ağırlığı ve örgü kalınlığı nedeniyle farklıdır. Örneğin, bir 50gram ağırlığında dantel mohair yumağı birkaç yüz metre uzunluk içerirken, 50gramlık hacimli yün yumağı sadece 60 metre uzunluk içerebilir.

İplik

Nakış ipliği tipinin çoğu tek hacim veya ağırlıkta olup, buna müstesna olan inci veya perle koton üç ağırlıkta, No. 3 (en ağırı), No. 5, ve No. 8 (en iyisi) dir.

Renk

İplik boyasız veya tabii veya yapay boyalı olarak kullanılabilir. İpliklerin çoğu tek bir düzenli renk tonuna sahiptir, fakat ayrıca geniş bir seçme alacalı rengarenk iplikler vardır.

Dokuma


Dokuma, atkı ve çözgü ipliklerinin dikey açı yapacak şekilde, birbirinin altından, üstünden geçirilmesiyle ortaya çıkan düz yüzeyli üründür.
Dokuma tezgahlarında çözgü denilen yan yana duran ipliklerin gücü nire denilen araçlarla bir kısmının yukarı kaldırılması, diğer kısmının aşağı çekilmesi suretiyle açılan aralıktan ki bu aralığa ağızlık denir, mekik yardımıyla atkı denilen iplikle geçirilmesiyle oluşturulan düz yüzeylerdir.

El dokuma tezgahı Hjerl Hede,Danimarka

Dokumacılık Türleri
Dokumacılık, yapım teknikleri, kullanılan araçlara göre üç grup incelenebilir.
1- Mekik Dokumalar: Kumaş Dokuma, Siirt Battaniyesi, Kolan, çarpana dokuma
2- Kirkitli Dokumalar:
A. Kirkitli Düz Dokumalar; Kilim, Cicim, Zili (sili), Sumak
B. Kirkitli Havlı dokumalar; Halı
3- Mekiksiz Dokumalar: Palaz, Kolan, çarpana (kartlı, kartsız dokumalar)
Dokusuz Dokular (Keçe)
Mekikli Dokumalar
Gücüler yardımıyla gruplar halindeki çözgüler arasında oluşturulan aralıktan, atkı ipinin mekikle geçirilmesi sonunda elde edilen düz yüzeyli dokumalardır,
Çeşitli kumaş dokumaları, Siirt battaniyesi, kolanlar ve grup içinde yer almaktadır. Siirt battaniyesi düz bez ayağı dokumalardandır.
Geleneksel Türk dokumaları, ev, çarşı, saray dokumaları olarak sınıflandırılabilir. Kadınlar tarafından evlere yün, ipek, keten veya pamuk kullanılarak yapılan bu dokumalar el sanatı örneklerindendir. Kumaş, çevre, peşkir, yağlık gibi çeşitlilik göstermektedir.
Kolan Dokuma
 Yün, pamuk, keten, kıl ipliklerinin çözgü, atkı olarak kullanıldığı, yassı, enli kuşak bağ gibi dokumalardır.
Kolan ve çarpana dokumalar gücü yerine kartların, gücü çubuğunun kullanılması, atkı ipinin mekikle geçirilmesi nedeniyle mekikli dokumalar içinde değerlendirilmektedir.
Kolan dokumada yere çakılan iki çubuk arasına, dokunacak yere göre boyu ayarlanan çözgü ipleri gerilmekte, arasına gücü görevi yapan gücü çubuğu geçirilmektedir. Çubuğun döndürülmesiyle açılan çözgü aralığından atkı ipi atılıp, kılıçla sıkıştırılarak dokuma yapılmaktadır.
Çarpana (plaka) ile Dokuma: Çarpana dokuma en basit dokuma tekniğidir. Bu dokuma kare şeklinde, köşeleri delikli kartlarla yapılmaktadır. Deve, öküz gönü veya ceviz ağacından yapılan kare şeklindeki levhalara çarpana adı verilmektedir.

Renk dağılım tablosuna göre hazırlanan çözgü iplikleri çarpanaların deliklerinden geçirilip, kartların döndürülmesiyle oluşan çözgü aralığından atkı ipliği atılarak dokumaya devam edilmektedir. Çözgünün bir ucu dokuyucunun beline veya yene karşılıklı çakılmış çubuklara bağlanmaktadır. Dokuma çözgü yüzlüdür.

Günümüzde daha çok yörükler tarafından dokunan, kullanılan bu dokuma, yaşantılarını geçirdikleri kara çadır, Alaçık, topak ev denilen çadırlarının kaplama maddesi keçelerin sarılması, tepelerinin tutturulmasında kazık bağı olarak, sepet, çuval, heybe gibi taşıma araçlarında, hayvanların koşum takımlarında, araba, develerinin başını süslemede; kadın giyiminde, baş takılarının tutturulmasında, önlük, elbise kuşak bağı, çocuk kundağı, beşik bağı olarak; erkek giyiminde ise; barutluk, fişek çantası, kılıç askısı, Kuran bağı, yay kurmak için kement, çorap, tozluk bağı, takunya, terlik bantı olarak kullanılmaktadır. Günümüzde ise bu dokumalar daha çok süsleme malzemesi olarak tercih edilmektedir.

Kumaş; çevre, peşkir, çarşaf, yağlık olarak çeşitlilik göstermektedir.
Kirkitli Dokumalar
A. Kirkitli Düz Dokumalar:

El dokumalarının bir kısmında atkı ipliğini, ilmeleri sıkıştırmak amacıyla kullanılan araca "kirkit", bu aracın kullanıldığı el dokumalarına da kirkitli dokumalar denilmektedir.

Kilim Dokuma: Atkı ipliklerinin çözgü iplikleri arasından bir alt, bir üst geçirilmesi, sıkıştırılması ile çözgü ipliklerinin gizlendiği atkı yüzlü dokumadır. Kilimde, desenlerin bulunduğu belirli alanlarda, o desenin rengindeki bir atkı ipliği, başka renkteki desenin sınırına kadar gidip geri dönmektedir. Böylece ayrı renkteki atkıların çözgüler arasında gidip gelmesiyle desen oluşturmaktadır.

Çok gergin atılan atkı ipi, çözgüler arasında kaldığında "çözgü yüzlü", çözgülerle atkıların eşit atılıp sıkıştırılmasıyla da "bezayağı" dokuma oluşturmaktadır.

Dokuma tekniklerine göre: Renkler arasında çözgü aralığı oluşan kilim, çözgü aralıklarının yok edildiği kilim (tek kenetleme, çift kenetleme, çapraz dikişli, atkıları tek çözgü üzerinden döndürerek dokuma), renkler arasında çözgü aralıklarının yok edildiği kilim, desen çevresi çerçeveli kilim, sarma çerçeveli kilim, eğri atkılı kilim, atkılar arasına renkli iplik ilavesiyle kilim dokuma gibi çeşitlilik göstermektedir.

Kilim Dokumaya Örnekler

Cicim Dokuma: Çözgü, atkı iplikleri arasına renkli desen iplikleri atılarak sıkıştırılmak suretiyle meydana getirilen dokuma türüdür. Cicim tersten yapılan dokumadır. Atkısı kıl olanları da oldukça yaygındır.

Dokumanın yüzeyinde, sonradan iğne ile işlenmiş gibi kabarık desenler oluşturmaktadır. Cicim dokumacılığında desenler oluşturulurken atkı iplikleri ile desen iplikleri sıra takip etmektedir. Atkı ipliği atıldıktan sonra yapılacak desene göre, desen ipliği bir veya birden fazlı çözgü ipliği üzerinden atlatılarak desen oluşturulmaktadır.

Cicim dokumalarda, dokumanın yüzeyinde meydana getirilen desenler, ipliğin kalınlığına, inceliğine, serpme motifler halinde oluşuna göre değişik görünüm almaktadır.

Cicim dokuma ile; heybe, sofra altı, gelin çuvalı, hurç, minder, divan örtüsü, tandır örtüsü, namazlağ, yaygı, yastık vb. yapılmaktadır.

Cicim atkı yüzlü veya bezayağı tekniğiyle dokunmaktadır. Desen ipinin atılış şekline göre iki veya üç cicim çeşitleri görülmektedir.

Zili (sili) Dokuma: Her desen ipliği kendi desen alanında, enine üç üstten bir alttan atlayarak geçirilmektedir. Sıra tamamlandıktan sonra, bir veya birkaç atkı atılarak sıkıştırılmaktadır. Verev desenlerde üç üstten, bir alttan yapılan işlemler her sırada çözgü ipliği kaydırılarak devam ettirilmektedir. Bazen hem dik, hem de verev dokuma birlikte olduğu gibi cicim tekniği ile karışık olarak yapılanları da görülmektedir.

Kalın, kaba görünümlü zilinin çözgüsü genellikle kıldan hazırlanmaktadır. Yörük köylerinde hala dokunmakta olan zililerin dokuma tekniğine her desen uygulanamadığından eski desenlerde değişiklik görülmektedir. Zili dokumalar, çeşitli çadır eşyası, ekin çuvalları, minder, yastık, yaygı gibi dokumalarda tercih edilmektedir.

Dokuma özelliklerine göre; düz, çapraz, çerçeveli, damalı zili gibi çeşitleri bulunmaktadır.

Sumak Dokuma: Sumak dokuma, aynı renkteki desen alanında, desen ipliklerinin çözgü çiftlerine sürekli sarılması ile oluşmaktadır. Kendi alanında çözgülere sarıldığı gibi arkadan yana veya yukarı dönerek, diğer desen alanlarında da sarılmaya devam etmektedir. Desen iplikleri dokuma yüzeyinde kabarıklık meydana getirmektedir.

Atkı ipliğinin kullanılmadığı sumak dokumalarda, cicim, zili, halı teknikleri birlikte görülebilmektedir.

Çeyiz çuvalı, namazlağ, heybe, yaygı gibi ev eşyalarının dokumasında tercih edilmektedir.

Düz, atkılı ters sumak, atkılı çapraz sumak, balık sırtı sumak gibi çeşitleri bulunmaktadır.


B. Kirkitli Havlı Dokumalar:

Halı: Pamuk, kıl, ipek, yün ipliklerin halının boyuna yan yana dizilmesinde meydana gelen çözgü iskeletinin her çift teline yün, ipek, floş iplerinin değişik tekniklerle, ilme bağlanıp, üzerine atkı ipliği kirkitle sıkıştırılmak suretiyle dokunan havlı yüzlü dokumadır. Halı imalinde atkı sayısı iki veya üçtür. Yurdumuzda genellikle iki atkı kullanımı görülmektedir. Birkaç sıra dokuma yapıldıktan sonra ilmeler halı makası ile istenilen yükseklikte kesilmektedir. Son yıllarda desene göre havları kabartmalı olarak kesilen halılar da görülmektedir. Yaygı, örtü, yastık vb. olarak kullanılmaktadır.

Halı dokumalarda genellikle iki tip düğüm görülmektedir.

1- Türk Düğümü (Gördes Düğümü - Çift Düğüm - Kapalı İlme): Manisa'nın Gördes kazasında kullanıldığından bu ismi alan, yurdumuzda halı dokumalarda kullanılmaktadır, dünya literatürüne de Türk Düğümü olarak geçmiştir. Bu düğümünde iki türü görülmektedir. İç Anadolu'da kullanılan düğüm şeklinde, iplik, çözgü çiftinin önce öndeki sonra arkadaki teline dolanarak bağlanan düğümdür. Batı Anadolu'da kullanılan düğümde aynı işlem ters uygulanmaktadır. Bu değişiklik halının kalitesini etkilememekte, yalnızca Batı Anadolu'da dokunan halıların hav kesiminde kolaylık görülmektedir.

2- İran Düğümü (Sine İlmesi - Tek Düğüm - Açık İlme): Batı İran'daki bir yöreden adını alan Sine Düğümü olarak bilinmektedir. Bu düğümde iplik yalnızca çözgü çiftinin önündeki teline bağlanır, diğer çözgünün arkasından geçirilip aşağı doğru çekilerek sıkıştırılmaktadır. İran düğümlü halılarda da iki atkı ipi kullanılmaktadır.

Uşak, Konya, Bergama (Yağcıbedir), Hereke, Gördes, Kula, Ladik, Sivas, Milas, Antalya (Döşeme altı), Fethiye, Kırşehir, Niğde, Kayseri, Isparta renk, motif, kaliteli halı üretimi yapan önemli halı merkezlerdendir.

Hali Dokumaya Örnekler

Dokuma yapılan tezgahları kullanım biçimleri ve tiplerine göre şu şekilde sınıflandırılabilir:

a- Kirkitli Dokuma Tezgahları: Masa tezgahı, yatay tezgah (konar - göçer veya yer tezgahı; bez ayağı dokumaların yapımında kullanılmaktadır), dikey tezgah (halı dokuma tezgahı. Sarma tezgah, düz tezgah olmak üzere üç çeşidi görülmektedir).

b- Mekikli Dokuma Tezgahları: Kamçısız tezgahlar (genellikle iki pedallı, mekiğin elle atılması ile dokumalar yapılmaktadır), Kamçılı Tezgahlar (mekiğin kamçının çekilmesi ile atılarak dokuma yapılmaktadır), Çukur Tezgahlar (dokuyucunun oturduğu yer, pedalların bulunduğu kısım çukur içerisindedir), Yüksek Tezgahlar, Armürlü (sekiz gücüden yirmidört gücüye kadar gücü gerektiren dokumalarda kullanılmaktadır) ve Jakarlı (Yirmi otuzikiden fazla gücü gerektiren dokumalarda kullanılmaktadır)
ra � m �_F ��F ktan sonra ilmeler halı makası ile istenilen yükseklikte kesilmektedir. Son yıllarda desene göre havları kabartmalı olarak kesilen halılar da görülmektedir. Yaygı, örtü, yastık vb. olarak kullanılmaktadır.

Halı dokumalarda genellikle iki tip düğüm görülmektedir.

1- Türk Düğümü (Gördes Düğümü - Çift Düğüm - Kapalı İlme): Manisa'nın Gördes kazasında kullanıldığından bu ismi alan, yurdumuzda halı dokumalarda kullanılmaktadır, dünya literatürüne de Türk Düğümü olarak geçmiştir. Bu düğümünde iki türü görülmektedir. İç Anadolu'da kullanılan düğüm şeklinde, iplik, çözgü çiftinin önce öndeki sonra arkadaki teline dolanarak bağlanan düğümdür. Batı Anadolu'da kullanılan düğümde aynı işlem ters uygulanmaktadır. Bu değişiklik halının kalitesini etkilememekte, yalnızca Batı Anadolu'da dokunan halıların hav kesiminde kolaylık görülmektedir.

2- İran Düğümü (Sine İlmesi - Tek Düğüm - Açık İlme): Batı İran'daki bir yöreden adını alan Sine Düğümü olarak bilinmektedir. Bu düğümde iplik yalnızca çözgü çiftinin önündeki teline bağlanır, diğer çözgünün arkasından geçirilip aşağı doğru çekilerek sıkıştırılmaktadır. İran düğümlü halılarda da iki atkı ipi kullanılmaktadır.
Uşak, Konya, Bergama (Yağcıbedir), Hereke, Gördes, Kula, Ladik, Sivas, Milas, Antalya (Döşeme altı), Fethiye, Kırşehir, Niğde, Kayseri, Isparta renk, motif, kaliteli halı üretimi yapan önemli halı merkezlerdendir.
  • Hali Dokumaya Örnekler
    Dokuma yapılan tezgahları kullanım biçimleri ve tiplerine göre şu şekilde sınıflandırılabilir:
    a- Kirkitli Dokuma Tezgahları: Masa tezgahı, yatay tezgah (konar - göçer veya yer tezgahı; bez ayağı dokumaların yapımında kullanılmaktadır), dikey tezgah (halı dokuma tezgahı. Sarma tezgah, düz tezgah olmak üzere üç çeşidi görülmektedir).
    b- Mekikli Dokuma Tezgahları: Kamçısız tezgahlar (genellikle iki pedallı, mekiğin elle atılması ile dokumalar yapılmaktadır), Kamçılı Tezgahlar (mekiğin kamçının çekilmesi ile atılarak dokuma yapılmaktadır), Çukur Tezgahlar (dokuyucunun oturduğu yer, pedalların bulunduğu kısım çukur içerisindedir), Yüksek Tezgahlar, Armürlü (sekiz gücüden yirmidört gücüye kadar gücü gerektiren dokumalarda kullanılmaktadır) ve Jakarlı (Yirmi otuzikiden fazla gücü gerektiren dokumalarda kullanılmaktadır) Tezgahlar
  • Polyester


    Polyester, polimerlerin bir kategorisi veya daha özel olarak ana bağları içinde ester fonksiyonel grupları içeren yoğuşma polimerleridir.Polyesterler doğada bulunmasına karşın, polyester genel olarak tüm polietilen tereftalat ve polikarbonat içeren sentetik polyesterlere ait geniş bir aileyi belirtir. PET, termoplastik polyesterlerin en önemlilerinden biridir.
    İlk sentetik polyester olan gliserin ftalat su geçirmezlik özelliği elde etmek için I. Dünya Savaşı’nda kullanılmıştır. Doğal polyesterler 1830’lu yıllardan beri bilinmektedir. Polyester kelimesinin yaygın kullanımı polyester liften gelen kumaşı belirtir. Polyester giysiler, doğal liflerle karşılaştırıldığında, daha az doğal hissedilir. Polyester lifler sıklıkla pamuk lifleri ile beraber , daha iyi özelliklere sahip giysiler üretmekte kullanılır.
    Bir polyesterin elektron mikroskobu görüntüsü

    Uygulamaları
    • Kumaş üretimi için lifler (ve mikrolifler)
    • Şişeler
    • Film şeritler
    • Fotoğraf filmleri
    • Yaygın olarak kullanılan camla güçlendirilmiş (fiberglas) kompozit malzeme ve diğer kompozit malzemeler
    • LCD (likit kristal ekran)
    • Hologramlar
    • Filtreler
    • Sığaçlar için dielektrik film ve teller için yalıtım filmi ve yalıtım bandı
    • Halı

    Naylon


    Naylon. İngilizce nylon sözcüğünden türetilmiş isim. Mecaz olarak, düzmece, sahte anlamı katmak üzere isim tamlamalarında da kullanılmakla birlikte, bu sözcük aslen kimyasal bir terimdir.

    Yüksek mol kütleli poliamitlerden oluşan, sıcağa, aşınmaya ve kimyasal maddelere karşı dayanıklı plastik malzeme. Genellikle lif halinde üretilen naylon, ilk kez 1930'da Amerikalı kimyacı Wallace H. Carothers'e bağlı bir araştırma grubu tarafından geliştirildi.

    Eriyik ya da çözeltisinden çekilerek, dökülerek ya da püskürtülerek lif, ince iplikçik, sert kıl ya da levha haline dönüştürülen naylon, ip halat ve dokuma üretiminde kullanılır veya doğrudan kalıplara dökülerek belirli bir biçimi olan ürünlere (mutfak gereçleri gibi) dönüştürülür.

    Soğuk çekme yöntemiyle elde edilen tok, esnek ve dayanıklı ürün ise genellikle ince ya da kalın iplikçikler halinde çorap, paraşüt ve fırça yapımında kullanılır. Ayrıca püskürtmeli döküm yöntemiyle bazı malzemelerin kaplanmasında da yararlanılabilir.

    Sanayide, özellikle otomotiv ve tarımda (seracılıkta) yaygın olarak kullanılmaktadır.


    Kaşmir


    Kaşmir, Hindistan'ın Kaşmir bölgesinde yaşayan ve aynı isimle anılan bir keçi türünün ince ve yumuşak yününden yapılan kumaş türü.
    Sanskritçe kaşmira, Khasa kabilesinin kayapamira sözcüğünden geldiği iddia edilir.


    Kaşmir bir atkı

    İpek


    İpek (lif)

    İpek böcekleri
    İpek, İpekböceğinin ürettiği yumuşak, parlak bir liftir. İpekböceği bir tırtıldır ve bu lifi kendine koza örmek için üretir. İnsanlar bu liften iplik yapar ve kumaş dokurlar.

    İpek çok sağlamdır. Boyanınca da çok gösterişli olur. Bazen ipeğe başka lifler karıştırılarak döşemelik ve perdelik kumaşlar yapılır. İpek dokumacılığı bundan 4.600 yıl önce Çin'de başladı. 16. yüzyıl ile 20. yüzyıl arasında İtalya ve Fransa'da büyük gelişme gösterdi. İpek en çok dut ipekböceğinden elde edilir. Bu böceğin dişisi 200-500 yumurta bıraktıktan sonra ölür. Yumurtalardan çıkan minik tırtıllar dut yaprağıyla beslenir. Hızla büyüyerek 20-30 günde 7-8 santimetreyi bulur. Büyümesi tamamlanınca yemeyi bırakır ve incecik ipek liften çevresine bir koza örer. İnsanlar ipek elde etmek için üretme çiftliklerinde ipek böcekçiliği yaparlar. Yırtılarak zarar görmesine mani olmak için ipekböceğinin içinden çıkabileceği kadar gelişmesini beklemeden kozalar kaynatılır. Ardından ipek elle ya da makinelerle çözülerek çile haline getirilir. Bir kozadan 450 ile 900 metre arasında kesiksiz iplik çıkabilir. Bu iplikler tezgahlarda dokunarak kumaş yapılır.

    İpek güzel görünüşlü, yumuşak, parlak ve dayanıklı olup, kolaylıkla ve iyi boya tuttuğu için daha da güzelleştirilebilen hayvansal kaynaklı bir liftir. İpek liflerin kraliçesi olarak bilinir. 4000 yılı aşkın bir süreden beri, insanların ekonomik hayatında önemli bir rol oynamakta olan ipek, yıllarboyu Çin, Hindistan, Taşkent, Bağdat, Şam ve İstanbul’dan geçen ipek yolunu takiben Avrupa’ya taşınmıştır. Bu zaman zarfında ipek altından daha değerli bir ürün olarak alıcı bulmuştur. Türkiye coğrafi yeri ve iklimi bakımından ipekböceği ve dut ağacı yetiştirilmesine uygun ülkelerden biridir. Trakya, Marmara, Ege, Akdeniz, bölgelerinde bulunan bazı iller ile özellikle Amasya, Diyarbakır, Hatay yöreleri ipekböcekçiliğinin yayılmış olduğu alanlardır.

    Pamuk


    Pamuk (Gossypium hirsitum), ebegümecigiller (Malvaceae) familyasından anavatanı Hindistan olan kültürü yapılan bir bitki türü.

    Morfoloji

    Pamuk bitkisi kök, sap, yaprak, çiçek ve tohumdan oluşmaktadır. Tür ve varyetesine göre 60-120 cm, ağaç halinde olanlar ise 5-6 m boylanabilir. Pamuk 30-100 cm derine, 50-80 cm yanlarına uzanan kazık köke sahiptir. Toprak yüzeyinin 8-10 cm altında ilk yan kökler meydana gelir Bunlar yatay olarak büyürler. Yan köklerin sayıları 3-4 tanedir. Her biri tekrar dallanarak etrafa yayılır. Epidermis hücrelerinin dışa doğru uzaması ile sayısız emici tüyler meydana gelir. Genel olarak kök toprakta dik olarak ya da bir süre sonra zigzag çizerek devam eder. Uygun koşullarda kök uzunluğu 1.5 m ye kadar ulaşabilir.
    Afrika’da, çok yıllık ağaç şeklinde olan pamuk çeşitleri de vardır. Pamuk gövdeleri dik, dallanmış ve çok tüylüdür. Yapraklar uzun saplı, parçalı ve tabanı kalp şeklindedir. Çiçekler saplı ve yaprakların koltuğunda tek tek bulunur. Dış çanak yaprakları üç parçalı, taç yaprakları ise beş serbest parçalıdır. Meyve, olgunlukta açılan veya kapalı kalan, 3-5 gözlü bir kapsüldür. Bu kapsüle koza da denir. Her gözde siyahımsı renkli, oval şekilli ve üzeri uzun, sık ve beyaz renkli tüylerle örtülü 5-10 tohum bulunur. Pamuk tohumu, etrafındaki bu tüy veya liflerle beraber `kütlü` adını alır.

    Tarih ve etimiloji

    Arkeolojik kanıtlar gerek Hindistan gerek Güney Amerika'da birbirinden bağımsız olarak 6000 ila 7000 yıl önce pamuğun değişik türlerinin tarımının yapıldığı ve giyimde kullanıldığını göstermektedir. Eski dünyaya pamuk Hindistan'daki Harappa uygarlığından gelmiştir. Mezopotamya'dan da Eski Mısır'a geçmiştir.)
    Pamuğun Arapça'daki ismi olan kutun ('al kutun') İngilizce'ye cotton, İspanyolca'ya algodón olarak geçmiştir. Pamuk için Türkiye'de yerel olarak üreticilerin kullandığı 'pambuk','bambuk' adının da, bugün kuzey Suriye'de yer alan Manbij şehrinin (Hierapolis Bambyce ya da Bambyke) başka dillerdeki değişik söylenişinden geldiği muhtemeldir. (Arnold Toynbee, Turkey: A Past and a Future, dipnot.50)
    Pamuk, alüvyonlu ve kuvvetli toprakları sever. Derin sürülmüş ve iyi gübrelenmiş topraklara ekilir. Ekim; sıcak bölgelerde şubat, soğuk bölgelerde mart-nisan aylarında yapılır. Ağustos ve eylülde hasat edilir. Pamuk için en büyük tehlike yağmurlardır. Yağmurlar, verimin ve kalitenin düşmesine sebep olur.
    Türkiye’de M.Ö. 330 yılına dek geriye giden uzun bir tarihçesi olmasına karşın asıl gelişmesini 11. yüzyılda Selçuklu Türkleri, 14. Yüzyılda Osmanlı Türkleri zamanında olmuştur. Türkiye Cumhuriyetin ilanından sonra ise pamuk tarımına büyük önem verilmiştir.


    Toplanmaya hazır pamuk bitkisi

    Pamuk Çeşitleri

    Türkiye'de yetiştirilen pamukların tamamı orta lifli pamuklar olup birçok çeşidi kullanılmaktadır. Yaygın olanları; akala, Stoneville 453, Carolina Quin, Çukurova 1518, Sayar 314, Nazilli 84, Nazilli 87, Maraş/Erşan 92,Ege 7913 Carmen,Flora,Celia,Candia,Julia,Beyaz Altın 119, BA308,Diamond çeşididir.