17 Mart 2013 Pazar

Araştırma II

Araştırma II

1998'in Ocak ayında tekstilin iplik ve dokuma grubunda İstanbul'da faaliyet gösteren ihracatçı sanayicilerle tesadüfi örnekleme ile bir çalışma yapılmıştır. Söz konusu çalışmaya katılan firmalar arasında yapılan değerlendirme sonucu uygun görülen 41 firmanın üretim ve ihracatlarında uyguladıkları standartlar karşılaştıkları sorunlar test laboratuarlarının durumu (yeterlilik ve kabulleri) performansları.. vs araştırılmıştır. Aynı araştırma yine aynı firmalarla Mart 2001'de tekrarlanmış ancak bazı firmalarla temas kurulamamıştır. Ulaşılabilen 30 firma üzerinde yapılan yeni çalışmada geçen 3 yıllık süre içerisindeki değişimler saptanmış değişmeyen birçok görüş ve bilgilerin de eski bilgileri tekrar onayladığı anlaşılmıştır. Tüm bu bilgileri özetle sunuyoruz.

A- Faaliyet alanları değişikliği
Firmaların % 20'si ya ihracatı bırakmış veya devretmiş veya aynı isimle konfeksiyona dönmüş ya da yan kuruluşlar kurarak plastik/kauçuk imalatına girmiş veya sadece boya iplik kumaş ithal edip onları satmaya başlamıştı.


B- İhracatın Yöneldiği Ülkeler
Firmalara 3 yıl önce ihracatı gerçekleştirdikleri ülkeler sorulduğunda; % 76'sının AB'ye % 24'ünün diğer ülkelere ihracat yaptığı ifade edilmişti. Bugün ise firmaların % 80'i yine AB'ye (Almanya İngiltere ve Fransa öncelikli) kalan % 20'si ise diğer ülkelere ihracat yapmaktadır. Diğer ülkeler arasındaki yeni ilavelerde ABD önemli bir yer tutmaktadır.

C- Standartlar
Üç yıl önce üretimlerine yönelik bir uluslararası veya ulusal standart belgesi almamış firmalar sorunları olmadığını savunmakta ve "İthalatçı firmaların her istediklerini yapıyoruz veya onlar bizim adımıza testleri işlemleri.. vs yapıyorlar" demekteydiler. Bu durumun belirli bir süreç için geçerli olduğu çünkü bütün eğilimlerin ve gelişmelerin belge alınmasını zorunlu hale getireceği ve yaptırımlar geleceği firmalara iletilmesine rağmen firmalar "belgesiz de olunabiliyor" görüşündeydiler. Üç yıl önceki firmaların % 48'i "Eko Teks 100" belgesi almışken bu gün bu soruya yanıt veren firmaların % 60'ı bu standardı almış bulunmaktadır.
AB'de halen geçerli olan diğer standartların durumu ise aşağıda belirtilmektedir.

 
1998 Ocak
2001 Mart
ISO 9001
%14.6
ISO 9001
%26.6
ISO 9002
%2.4
ISO 9002
%10.0
ISO 14000
%2.4
ISO 14000
%3.3
 
D- Laboratuarlar
Tekstil sektörünün özellikle iplik ve dokuma grubunda üretim ve ihracat yapan firmalardan laboratuar testleri ve uygunluk değerlendirmeleri talep edilmektedir. Firmalar bu amaçla "yerli" "yabancı" veya "kendi laboratuar"larını kullanmaktadırlar. Bir firmanın sadece tek bir laboratuardan yararlanması sözkonusu değildir. Yerli laboratuarlar arasında kabul görende vardır yetersiz olanda. Uluslararası kabul görenlerin sayısı çok azdır. Geçen 3 yıllık süre içinde laboratuar faaliyet alanları ve sayıları konusunda önemli bir değişiklik olmamıştır. Ancak bu süreçte 2 firma daha kendi laboratuarlarını tesis etmiş bulunmaktadır. Yerli laboratuarlar arasında en çok "İTÜ Laboratuarı" yabancı laboratuarlar arasında da "İngiliz INCHCAPE" laboratuarı tercih edilmektedir.


E- Etiketleme ve ambalaj
Firmaların üç sene önce % 71'i bugün ise % 80'i çevre etiketleme sistemlerinden yararlanarak ekolojik etiketleme ve ambalajlama yaptıklarını ifade etmişlerdir. Ekolojik etiketleme yapan firmaların % 70'i "Yeşil Nokta"yı kullanmaktadır. Ayrıca firmaların Yeşil Nokta'nın dışında uydukları sistem ve kurallar başlıklar halinde aşağıda belirtilmektedir.
• Üzerinde dönüşüm işareti olan hazır ambalaj almaktadırlar.
• Eko Teks 100'e uygun ambalajlama yapmaktadırlar.
• Dönüşümlü kağıt ve karton koli kullanmaktadırlar.
• Metalsiz etiketleme yapmaktadırlar.
• Barkotlar yurt dışından gelmektedir.
• Şeffaf bandrol kullanılmakta ve dönüşüm vergisi de ödenmektedir.
• İthalatçı firma herşeyini hazırlamaktadır.
• Dönüşümlü olması kaydıyla naylon da kullanılmaktadır.
• Siyah etiket kullanılmaktadır.
• Kanserojen maddeleri ihtiva etmediğini gösteren işaretler kullanılmaktadır.
• Anti-nikel fermuar kullanmakta ve nikel içermediğine dair de işaret kullanılmaktadır vb.
 
F- Standardizasyon'un geliştirilebilmesi için firmaların görüşleri
Uluslararası Standardizasyon Sistemlerinin Türkiye'de yaygınlaştırılabilmesi konusunda firmaların önerileri istenmiştir. Konunun önemini kavrayıp kalite sistemi belgesini alan almayı düşünen veya konuya değişik bakış açıları olan tüm firmaların görüşleri ve yorumları sadece araştırmamızda yer alan sektör için değil tüm ihracat yapan sanayi sektörlerinin geleceği bakımından önem arzetmektedir.
1- Eğitim programları önerileri;
a) Genel eğitim
• Standardizasyon konusundaki seminerlere yoğunluk kazandırılmalı ve üretici bilinçlendirilmelidir (Özellikle; AB Normları uluslararası standartların ne şekilde temin edileceği güvenilir danışmanlık adresleri vs.).
• İhracatçıya düşünce kültür farklılıkları olan ülkelere ihracatın nasıl yapılacağı en ince detayları ile anlatılmalıdır.
• Kalite standartlarının gerekliliği ve getirileri anlatılmalıdır.
b) Firma içi eğitim
• İhracatçı firmalar; toplam kalite yönetimi verimlilik iş disiplini yeniliklerin takibi vs. konularında elemanlarını eğitmelidir.
• Ayrıca ihracatla ilgilenen bütün kurumlarda çalışanlar "hizmet içi" programlarla bilinçlendirilmelidir.
     2- Güvenilirlik
• "Kendi akreditasyonunuzu nasıl kabul ettireceksiniz? "Güvenilirlik" en iyi imaj sağlanırsa yaygınlaşabilir." denmektedir.
3- İşlemlerin kolaylaştırılması
• Bürokrasinin azaltılması gerekmektedir (Örneğin; bazı standart işlemleri için 4 ay sonrasına randevu veriliyor).
• ISO 9000'in dokümantasyon işleri çok fazla ve teferruatlı olup azaltılması yoluna gidilmelidir.
4- Devlet desteği ve yaptırımlar
• Devlet akreditasyonu sübvanse etmelidir.
• KOBİ'lere yönelik devlet yardımlarının yeniden gözden geçirilmesi gerekmektedir.
• ISO'nun girmesi şartlar ne olursa olsun gerekli. Dış müşteriler bunu istiyor. Teşvik ve mecburiyet getirilmelidir.
5- Denetlemenin önemi
• Belgeli firmaların ciddi biçimde denetlenmesi zorunludur.
• İmalatçı-ihracatçıların tek bir kontrol sistemi ile ihracat yapmalarına olanak sağlanmalıdır.
• Denetim faaliyetleri güncelleştirilerek uygulamaya konulmalıdır.
• Denetleme kurumları konusunda firmaların endişeleri devam ediyor. Oysa ithalatçı firmaların denetleme kurumlarının bizden çok daha mükemmel çalıştığı ifade ediliyor. Hatta ihracatçı firmaların üretim yerleri ithalatçı firmaların müfettişlerince ani ve habersiz baskınlar şeklinde bile denetlenebiliyor. Her kademedeki personel sorgulanabiliyor çevre koruyucu tüm tedbirlerin alınıp alınmadığı sıkı takip edilerek tespit edilen eksiklikler giderilene kadar firmadan ürün alınmıyor.
 
G- Firmaların sorunları ve beklentileri
     • Çalıştıkları boyahanenin ISO 9002 belgesi olmasına rağmen kumaşta defo ve hataların hiç eksik olmadığını belirten firmalar "ya belge yanlış ya sistem yanlış" demektedirler. Bir hususu da belirtmek gerekir ki sadece hatalar bizde değil AB ülkelerinde de ortaya çıkmaktadır. Nitekim Fransa İtalya ve Almanya`dan kumaş ithal etmekte olan bir firma standard belgesi onaylı olmasına rağmen 2500-3000 metre kadar kumaşın defolu çıktığını beyan etmiştir.
• Yerli yabancı veya firma laboratuarlarının tarafsız kurumlarca denetlenmesi firma içi kalite kontrol laboratuarlarının yaygınlaştırılabilmesi için yaptırımlar getirilmesi gerekliliği yetkili ve uzman kadroların buralarda çalıştırılmasının şart koşulması dile getirilmiş ve sistemlerin güvenilirliği konusunda. endişelerin giderilmesinde TÜRKAK'a (Türkiye Akreditasyon Konseyi) önemli görevler düştüğü ve uluslararası güvenilirlik ve tarafsız denetleyicilik konularında odaklaşılması gerekliliği ifade edilmiştir.
     • AB'ye yapılan ihracatta uygulanan kalite standartlarının diğer 3'üncü ülkelere de uygulanabilirliği konusu firmalarca büyük önem arzetmektedir. Standart ürün politikalarıyla maliyetten ve zamandan tasarruf edebildiklerini özellikle zor bir ekonomik süreçten geçtiğimiz şu günlerde bu konunun daha da önem kazandığını belirtmişlerdir.
     • "Patent haklarımızın arkasında sektörü koruyacak bir güç oluşturulmalıdır. Bu konuda büyük haksızlıklara uğramaktayız bizim çaldığımız bile söylenebiliyor" denmektedir.
• Gümrüklerle ilgili sıkıntıları aşağıdaki başlıklar altında toplamak mümkündür.
Firmalar;
- Tek beyanname usulünde zorlandıklarını 6 ayrı kuruma beyanname sureti verdiklerini beyannamenin noter tastikli olması gerekmesinin ise ek maliyet getirdiğini
- Gümrük muayene ve işlem süresinin erken bittiğini gümrüklerde günlük çalışma saatlerinin arttırılması gerektiğini
- Gümrüklerde farklı uygulamalar olduğunu biran önce tüm işlemlerin standardize edilmesi gerektiğini
belirtmişlerdir.
• Teşvik belgesi diğer bir ifade ile Dahilde İşleme İzin Belgesi (DİİB) ile ithalat yapan bazı firmalar sektörde bu belgeleri yanlış kullananlar yüzünden lider sektörün prestijine olumsuz görüş ve gölge düşürüldüğünü dile getirmektedirler.
• Özellikle ABD'ye yapılan ihracatta yıl sonuna doğru yaşanan "kota" problemi güncelliğini korumaya devam etmektedir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder